
Selim İleri, Everest Yayınları
” -Yaşlanıyordunuz: Tek bir Tanpınar yoktu, kaç kimliğe, kaç kişiliğe bürünmüştünüz! Göz kapaklarınız kurşun gibi ağır, kendinizden saklanıyordunuz.
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın iç dünyasına -her cümlesi okurdan emek bekleyen- çetin bir yolculuk”

Nazlı Eray, Everest Yayınları
” -Gecenin kırkyama bohçasından dökülenler; geceye doğru insanları, rüyadan rüyaya uyananlar, bir kalp kasırgasında hayatı sorgulayanlar Kalbin Güneybatısı’nda buluşuyor.
Fantastik edebiyatın kraliçesi Nazlı Eray’dan kalbin içinde geçen bir fırtına-roman bu.”

Haruki Murakami, Doğan Kitap
” -Haruki Murakami’nin en sevilen romanlarından biri olan Dans Dans Dans’la gizemli bir dünyanın kapılarını açıyoruz. Ortadan kaybolan çekici bir kadın… Yalnızlığını anlamlandırma çabası içindeki bir adam… Sezgileri gelişmiş sıradışı küçük bir kız… Müzik… Ve kült Murakami romanlarından artık “tanışımız” olan Koyun Adam.
Bu dünya sandığımızdan daha kırılgan ve tekinsiz bir yer…”

Cemil Süleyman, İş Bankası Kültür Yayınları
“ -Anlıyor musun, kıskanıyorum. Bir deli gibi, bir çılgın gibi kıskanıyorum. Bu gözleri, beni deli eden, çıldırtan bu güzel gözleri, bu siyah gözleri kıskanıyorum… Onlarda bir başka hissin, bir başka hayalin gölgelerini görmek istemem. Onlarda yalnız ben yaşamak, yalnız ben ölmek isterim…
1911’de yayımlanan Siyah Gözler, âşık bir erkek tarafından sevilen ve ilişkide çok da etkin olmayan kadın kalıbını tersyüz eden bir anlatı.”

Richard Hughes, Jaguar Kitap
” -Yıkıcı bir fırtına sonrası aileleri tarafından Jamaika’dan İngiltere’ye gönderilen bir grup çocuğun geçirdiği fiziksel ve zihinsel dönüşümlerin izleri ve çocuk ruhunun derinliklerindeki ürpertici ve tuhaf boyutları…
Sancılı bir büyüme hikayesi, arka planında sömürgeciliğin en görkemli ve en acımasız dönemini, yani “zamanların en iyisini ve de en kötüsünü” mercek altına alıyor; bazen olayların tamamen içinden dolaysız bir tanıklıkla, bazen seren direğinden gözlemleyerek, bazen de okuyucuya âdeta teatral bir performans izleterek.”

Margaret Cavendish, Karakarga
” -Margaret Cavendish’in, genç bir kadının başka bir dünyaya yolculuğunu ve burada karşılaştığı ütopik toplulukla yaşadığı deneyimleri anlatan kitabı ilk kez okurla buluştuğunda tarihler 1666 yılını gösteriyordu. Feminist bir bakış açısıyla yazılmış ilk ütopya örneklerinden sayılan bu öncü metin, edebi bir eserde “paralel dünyalar” kavramıyla da ilk kez karşılaşmamızı sağlıyor.
Sıra dışı bir zihnin ürünü bu kitap, okurunu bugüne kadar bildiğimiz kurmaca dünyaların çok daha ötesine götürmeyi vadediyor.”

Kolektif, Bağlam Yayıncılık
” -Bu kitap, 19. yüzyılın kanonik metinleri arasında yer alan İntibah, Sergüzeşt, Zehra, Araba Sevdası, Mai ve Siyah’ı hem yazarların hem psikanalistlerin hem edebiyat tarihçilerinin bakışlarında yeniden tartışmaya bir kapı aralamayı amaçlıyor. Bu bağlamda yazarlar metinleri yeni baştan yazıyor.”

Neslihan Önderoğlu, Can Yayınları
” -İlişkilerdeki yalnızlıklar ve yalnızlıklardaki ilişkiler. Evliliklerde, işyerlerinde, ebeveyn-evlat ya da kardeş ilişkilerinde süregiden çatışmalar, rahat vermeyen dostluklar; çetin ıssızlıklar, münzevi haller…
Neslihan Önderoğlu bu öykülerde günümüz insanının en büyük çelişkisini anlatıyor.”

Taneli Kukkonen, VakıfBank Kültür Yayınları
” -On ikinci yüzyıl İslam dünyasının, modern Batı felsefesini de etkileyen önemli ismi Endülüslü İbn Tufeyl’in hayatını, onun en önemli eseri kabul edilen Hay bin Yakzân üzerinden anlatan bu dikkat çekici biyografi Magrib’in entelektüel hayatına özgün bir bakış sunuyor.
İslam fikir tarihi alanının önemli uzmanlarından biri olan Taneli Kukkonen, İbn Tufeyl’in yaşamını ve eserlerini ustalıkla incelerken, onun bir yandan tasavvufi ve siyasi bağlarını, bir yandan da Batı Müslümanlığının akılcılığını göz önüne seriyor.”

Nathan H. Lents, Metis Yayıncılık
” -Sık sık insan bedeninin ne kadar mucizevi olduğunu duyar, ona düzülen övgüleri dinleriz. Bedenimizin incelikli işleyişine dair kitaplar raflarımızı doldurur. Oysa bütün o harikulade yönleri bir yana, insan bedeninin milyonlarca yıllık evrim sürecinde ortaya çıkmış bariz kusurları da var. Amerikalı biliminsanı Nathan H. Lents işte bu kusurların hikâyesini anlatıyor.”