KASIM LİSTESİ

Casper Handerson, Metis Yayıncılık

” -Çağımızda artık ejderhaların, Zümrüdüanka kuşunun ya da tek boynuzlu atların gerçekte var olmadıklarını biliyoruz. Peki ama var olan bazı hayvanların da en az onlar kadar ilginç ve büyüleyici olduklarını biliyor muyuz?

Borges’in Düşsel Varlıklar Kitabı’ndan ve ortaçağ hayvannamelerinden esinlenen bu kitapta Caspar Henderson, evrimin yaratıcılığının insanın hayal gücünden hiç de aşağı kalmadığını gözler önüne seriyor. Sevimli yüzüyle aksolotldan tehditkâr görünümüyle dikenli moloka, dayanıklı su ayısından yanardöner Venüs kuşağına birçok sıradışı hayvanı daha yakından tanımamıza, aşina olduğumuz bazı hayvanların ise bir o kadar sıradışı özelliklerini keşfetmemize imkân sağlıyor.”

Janet Abu-Lughod, VakıfBank Kültür Yayınları

” -Ünlü Amerikalı tarihçi ve sosyolog Janet Abu-Lughod’un Immanuel Wallerstein’in “Dünya Sistemleri Teorisi”ni yeniden yorumladığı ezber bozan bu çalışması, verili kabullerin aksine, modern dünya ekonomisinin kökenlerinin 16. yüzyıla değil, 13. yüzyıla dayandığını öne sürüyor.

Yazar, 1250-1350 Yılları Arasında geliştirdiği Dünya Sistemi ile okurlarına ortaçağ Avrasya’sının birbirine bağlı dehlizlerinde kaybolmadan, Avrupa’nın Brugge ve Venedik gibi liman şehirlerinden Horasan ve Moğolistan’a, Hint altkıtası ve Çin’den Bağdat ve Kahire’ye ustalıkla gezdiren, incelikle örülmüş detaylarla dolu bir macera vaadediyor.”

Bernardine Evaristo, Doğan Kitap

” -Lezbiyen tiyatrocu Amma, Barbados’tan İngiltere’ye göç eden “mutsuz gelin” Winsome, ne kadın-ne erkek Morgan, kendisini Siyahların eğitimine adamış idealist Shirley… Çoğunluğu siyah kadınlardan oluşan on iki karakterin, aşk, erkekler, kadınlar, feminizm, cinsiyet, göçmenlik, ırk ayrımı, sınıf, kültürel çatışma, çok kültürlülük etrafında şekillenen ve kuşaklar boyunca birbirine bağlanan hikâyeleri, Evaristo’nun dilinde karnavalesk bir romana dönüşüyor.

Evaristo, çoğu zaman bildiğimizi sandığımız dünyanın bilmediğimiz tarihini anlattığı Kız Kadın Öteki kitabıyla 2019 yılında dünyanın en saygın edebiyat ödüllerinden olan Man Booker Ödülü’ne layık görüldü.”

Murat Nedim, Karakarga Yayınları

” -Harari, Yeni Dünya’yı nasıl görüyor?
Onu bu kadar popüler kılan ne? 
Geleneksel bir tarihçi mi yoksa veri analisti mi?
Meslektaşları tarafından hangi eleştirileri aldı, neyle suçlandı, eleştirilere neden cevap vermiyor?

Murat Nedim, şüphesiz çağımızın en çok tartışılan tarihçisini ve yine en çok tartışılan meseleleri onu anlayarayak çözebileceğimiz konusunda okura bir harita çiziyor. Varolan sorunlara bir de onun bakış açısından bakmayı, sorgulamayı denerken tarihçinin bir genç adam olarak portresini çıkarıyor adeta.”

Cem Akaş, Can Yayınları

” -Bellek hangi anıları saklar, nasıl saklar, saklarken nasıl değiştirir? İnsan kendi hayatını nasıl hatırlar, hangi anıları unutmaz? Güvenirliği şüpheli bir yığının içinde hangi anlar neden parlar?

Cem Akaş, Zamanın En Kısa Hali’nde aşkı akışkan cinsel kimlik, akışkan cinsellik ve sanat dünyasının halleri üzerine kurarken hikayesinin merkezine yerleştirdiği anne-kız ilişkisini okura olabilecek en etkileyici, benzersiz ve okurun unutmayacağı sahneler içeren bir şekilde anlatıyor.”

Banu Özyürek, Everest Yayınları

” -Günlük hayatın sıradan olayları karşısında ne yapacağını bilemeyen, adeta dünyayla arasında kurduğu köprüleri her defasında yıkan kadınların hikayesi bu.

Özyürek, yıkılan, yaralanan her geçen saat, gün karşısında tek derdi günü bitirmek olan Semra’yı edebiyatımızda yeni bir yer işgal edecek öyküleri de bu ilk kitabında -yeniden- okurlarıyla paylaşıyor. “

Behçet Çelik, İletişim Yayıncılık

” -Behçet Çelik, bu kitapta yalnızlığıyla baş etmeye çalışanların, uzaktan uzağa âşık olup düş kuranların, kendinden bir nebze uzaklaşmak isteyenlerin, yaşamın çıldırtan tekdüzeliğinden bunalanların, işsizliğin ve belirsiz geleceğin yarattığı boşlukta kaybolanların, dost sohbetlerindeki samimiyeti arayanların hikâyelerine kâh ince bir keder kâh ince bir ironi içeren üslubuyla hayat veriyor.

İlk iki öykü kitabının bir araya getirilmesiyle oluşan bu kitap, böylece, Behçet Çelik edebiyatını sıfırdan oluşturan okurları için külliyata bir yenisini sunuyor.”

Edward Abbey, Sel Yayıncılık

” – Dünyayı betona gömen anlayışa, Amerika’nın çığ gibi büyüyen eko faşizmine karşı belki de maden şirketlerinin, yol çalışmalarının, köprülerin, reklam tabelalarının, devasa barajların ve her tür endüstriyel saldırganlığın dibini dinamitlemek hiç yoktan süregelen yıkımı durdurmaya bir adım atmak anlamına gelmez mi?

Doğa ve yaşam savunusunu bütün eserlerinin ana teması haline getiren, tabiata yürekten bağlı Edward Abbey’in, 1970’lerde yükselişe geçen çevre mücadelesine ilham ve selam vermeyi de ihmal etmeden kaleme aldığı Sabotaj Çetesi; bu gidişata şiddet yoluyla dur diyecek dört uçarı doğa âşığını ve kurdukları gizli bir eko-direniş örgütünü kendine has üslubuyla anlatıyor.”

Witold Gombrowicz, Yapı Kredi Yayınları

” -Milan Kundera’nın –Yüzyılımızın en büyük roman yazarlarından biri- olarak nitelendirdiği Gombrowicz’in bu eseri, magnum opusu sayılan Günlük’ünün eksik parçası olarak ölümünden ancak 44 yıl sonra ilk kez Lehçe basıldı.

Bir nevi belge-kitap Kronos da yazar, 2. Dünya Savaşı başlamadan hemen önce gittiği Arjantin’de yüzleştiği sağlık sorunları, cinsel yaşamı, finansal meselelere ilgisi, yazınsal ün savaşımı gibi durumları öte yandan cafe’ler, başka coğrafyalar, iklimler, yazarlarla ve yayıncılarla ilişkiler, anlaşmalar, dostluklar, tartışmalar, polemikler, mevsimler, kitaplar, plaklar gibi hayatın kaydını tuttu.

Leh edebiyatının klasiklerinden sayılan Kronos, yazara saygı niteliğinde, meraklı okurlarıyla bu kez Türkçe’de buluşuyor.”

İlya Kaminsky, Harfa Yayınları

” – Bir taraftan kuşatılmış bir kasaba meydanında askerlerin vurup öldürdüğü sağır bir çocuk ve çocuğu öldüren silah patladığı anda sağırlaşan kasaba halkı. Çocuğun ölümünün ardından kasabaya çöken sessizlikte, sağır halk, işaret diliyle bir direniş örgütlemeye başlıyor. Bir taraftan da ilk çocuklarını bekleyen Alfonso-Sonya çiftiyle kasabadaki kukla tiyatrosunun sahibesi Galya Ana’nın hikâyelerini takip ediyoruz. Askerler sağırlığı “salgın hastalık” ilan ediyor, Galya’nın kuklacılarıysa gündüzleri Vasenkalılara işaret dilini öğretip geceleri usulca askerleri öldürüyor.

Rus asıllı Amerikalı şair Ilya Kaminsky, üzerinde on beş yıl çalıştığı bu benzersiz kitapla okura, şiirlerle kurulmuş bir tiyatro oyunu gibi okuduğumuz hikayeden çok daha fazlasını sunuyor.”

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın