
Tünde Farrand, Timaş Yayınları
” – 2050 yılında, Londra’da son 50 yılın sosyo-ekonomik krizi sona erdi, tüketicilik hareketi zirvede. Şehrin dışındaki toprağın mülkiyeti, küçük bir elit kesimin korumasında. Nüfusun geri kalanıysa ‘İkamet Hakkı’ kazanmak için daha fazla harcamak ve tüketmek zorunda. Yaşlanma hakkı lağvedildi, artık emekli olmak yerine bir GururEvi’nde huzur içinde ötanaziyi bekleyebileceğiniz radikal yeni bir yaklaşım var.
Mimar Philip kaybolduğunda, karısı Alice evini ve statüsünü kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor ve içinde büyüdüğü toplumu sorgulamaya başlıyor. Philip’i ararken ailesinin kaderi ve yeni sosyal düzenin ardındaki gerçekle ilgili bazı korkunç gerçeklerle yüzleşmek, yolun sadece başlangıcı… Londra’da geçen amansız bir distopyaya hazır mısınız?”

Ece Temelkuran, Everest Yayınları
” -Yaşamaya devam edebilmek için bizden çalınan güzelliği hatırlatmak ve bizden sonraya kuğuların kanatlarında uçurmak gerek.
Dilsiz Kuğular Zamanı, kısacası iyi ve güzel olanı önceden sonraya iletmek için yazılmış 1980’lerden günümüze akan bir devir romanı.”

Kolektif, Ketebe Yayınları
” -Derdi yol ve yolda olmak olan bu görkemli okuma yolculuğuna hazır mısınız?
Aykut Ertuğrul’un yayına hazırladığı Seyyahlar ve Kâşifler Kitabı; insanlık tarihinin en namlı seyyah ve kâşiflerini hikâyelerle selamlamayı amaçlıyor. Bu selam, artık geri gelmeyecek günlere, serüvenlere, efsanevi yolculara yakılmış içli bir ağıt olarak düşünülebilir. Ama, pekâlâ bir davet olarak da! Çünkü hikâyeler, bizim için hâlâ kahramanları çağırmanın aklımıza gelen en güzel yollarından biri.”

James F. Cooper, Ketebe Yayınları
” -Bir cep mendili insana bir toplumla ilgili ne söyleyebilir? Düşününce her şeyi… Cooper’ın anlattığı cep mendili de hammaddesinin toplandığı araziden üreticilerine, üstündeki emeğin sahiplerine, satışa sunulduğu mecraya, kullanıcılarına ve kullanıcılarının arasındaki ilişkiye kadar okuruna bütün bir Amerikan coğrafyasını ve toplumunu anlatıyor. Üstelik bunu bizzat yapıyor. Okur eşsiz hikayeyi, edebiyat tarihinde ilk kez, gerçekten de bir cep mendilinden dinliyor.”

Arzu Birol, İnkılap Kitabevi
” -Albay Algor, Havtor gezegeninden insanını bulmak üzere Dünya’ya gönderilir. Kendini kahverengi küçük bir köpek bedeniyle Şişli Cami’nin avlusunda bulur… İnsanını bulana kadar geçecek olan süre tam bir serüvenler silsilesidir.
Bobby Brown’un Olağan ve Üstü Öyküsü, fantastik kurgusuyla dikkat çeken bir ilk roman.”

Aylin Balboa, İletişim Yayıncılık
” -Rüyalarında küçücük, rüyalarında kocaman bir havuzda boğulanlar. Gidip de dönmeyen, yeri doldurulamayanlar. Sadece acısını hafifletebilmek için çırpınanlar. Yollara koyulup yüreklerindeki ateşi söndürmek isteyenler. Kütle halindeki ölümler… Ve kargalar, kara suratları ve katran kanatlarıyla gerçekten çoktular.
Ateş Sönene Kadar, bazen boğazda bir düğüm, bazen de manyakça bir kahkaha. Aylin Balboa’dan, o kendine özgü bıçkın ve muzip anlatımıyla!”

George Orwell, Can Yayınları
”Savaşa dair izlenimlerini bir gazete için kaleme alma düşüncesiyle 1936 sonunda Barcelona’ya gelen Orwell, General Franco’nun zulmüne karşı bir araya gelen İspanyolların ve dünya vatandaşlarının arasına katılır. Cumhuriyetçilerin yanında Aragón Cephesi’nde savaşır, Barcelona’da mayıs olaylarına bizzat şahit olur ve Huesca’da yaralanana kadar siperlerden ayrılmaz. Oysa bütün savaşlarda hep aynı şey olur; askerler savaşır, gazeteciler şamata koparır; o milliyetçi nutuklar atanların hiçbiri kısacık propaganda gezileri dışında cephedeki siperlerin yanından bile geçmez.
1984’te ve Hayvan Çiftliği’nde totaliter rejimlerin ve tek adamların çorak dünyasını hikâye eden Orwell, vicdanının, entelektüel ve siyasi düşüncesinin şekillendiği bir dönemi, cesaretinin ilhamıyla anlatıyor.
Selam Olsun Katalonya’ya, 20. yüzyılın seyrini değiştirmiş olsa da neredeyse tamamen unutulmuş bir savaşa ve modern siyasete dair eşi olmayan bir belge.”

Johannes Anyuru, Profil Kitap
” -2017 yılı En İyi Kurgu Ödülü alan Uganda asıllı İsveçli yazar Johannes Anyuru, spekülatif kurgunun yaratıcılığının, günümüzün sert politik gerçekleriyle birleştiği cesur bir anlatıyla okuru kalbinden vurmayı başarıyor.
Annelerinin Gözyaşlarında Boğulacaklar, Guantanamo’da ve Ebu Gureyb Cezaevi’nde yapılan işkencelerin, Charlie Hebdo Saldırısı’nın ve göçmen karşıtı histerinin yankılarını işliyor.”

Özen Yula, Doğan Kitap
” -Özen Yula’dan yeni bir memlekete ve kuşağa on iki yıldan sonra yeni bir roman.
Gerçekten her insan görünmeyen bağlarla bağlı mıdır birbirine?
Milliyetçi rapçisinden muhafazakâr baristasına, dilencisinden yaşam koçuna, sabah programları starından sözlük yazarlarına kadar farklı insanların birbirine bağlanan maceraları. Hırsları, açgözlülükleri, tamahkârlıkları ve bastırılmış hınçları eşliğinde günümüz Türkiye’sinin insan portreleri ve içinde bulundukları, uçlarda yaşanan duygu durumlarıyla tanışacağız. Yeni bir solukla, bu kez, İstanbul’u Her Zerre Kara diyerek arşınlayacağız. ”

Derya Bengi, Erdir Zat, Yapı Kredi Yayınları
” -Yapı Kredi Yayınları üç ciltte tamamlanacak 100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası’nın 1923-1950 yıllarını kapsayan ilk cildini yayımladı. Serinin üçüncü cildi Cumhuriyet’in 100. yılında çıkacak. Derya Bengi ve Erdir Zat’ın ortak kaleme aldığı kitapta Erken Cumhuriyet Dönemi’nin birikimi A’dan Z’ye 250 başlıkla bir resmigeçit yapıyor.
“Her Savaştan Bir Yara”, kısaca erken Cumhuriyet’ten, tek parti döneminden, Atatürk’lü, İnönü’lü yıllardan hikâyelerle, hatıralarla yoğruluyor. Toplumsal yaşamda nelerin, nasıl, neden, ne hızla değiştiğini, popüler kültürün, şimdiki zaman folklorunun parmak izlerinden saptayıp ölçmeye çalışırken, bu toplumun zümre ve fertlerini, –1927 nüfus sayımına göre– 13 milyonluk nüfusu, imparatorluktan ulus devlete, Hilafet’ten Cumhuriyet’e geçen genç bir ülkenin, ama aynı zamanda “20. yüzyıl ülkesi”nin vatandaşları olarak ele alıyor.”
















































































